Teknoloji bankacılığı nasıl dönüştürüyor?

Teknoloji, sektör bağımsız her markanın üretimden iş yapış şekillerine kadar tüm süreçlerine entegre etmek istediği bir gereklilik olarak öne çıkıyor. Bunun nedeni, durmaksızın gelişim gösteren teknolojinin hızına yetişmenin olmazsa olmaz bir hale gelmesi. Teknolojik gelişmeleri takip ediyorsanız, çok yakın bir zaman aralığında dahi güncelliğini kaybetmiş benzer haberlerle karşılaşmışsınızdır. Dünya 5G’ye geçmeye hazırlanırken, 6G testlerine başlanmasının, bu duruma verilebilecek en güzel örneklerden biri olduğunu söyleyebiliriz. Günlük hayatımıza şöyle bir göz attığımızda, hepimiz çeşitli akıllı teknolojilerin rutinimize ne kadar dâhil olduğunu ölçebiliriz. Teknolojinin gelişme hızı bugün akılalmaz derecelere ulaştı. Daha dün sunulan teknoloji odaklı hizmetler yarın çoktan eskimiş olacak.

 

Bankacılıkta son zamanların en önemli teknolojik gelişmeleri

Peki, teknolojinin bankacılık ve finans endüstrisi üzerinde nasıl bir etkisi var? Günümüzde bankacılık sektöründe faaliyet gösteren tüm şirketler, müşterilerin finansal faaliyetlerini daha iyi bir seviyeye ulaştırmak amacıyla teknoloji yatırımlarına ağırlık veriyor. Teknolojiyle birlikte bankacılığa getirilen yeniliklerin maliyetleri düşürürken, müşterilere de zaman kazandırdığını söyleyebiliriz.

Diğer yandan, son zamanlarda bankaların müşterilerine sunmaya başladığı dijital hizmetler, zaman zaman “Bu kadarını beklemiyorduk. Oldukça başarılı ve yenilikçi!” dedirten özelliklere sahip olabiliyor. Finans sektöründe son zamanların en popüler teknolojik gelişmelerinin yaşandığı alanların neler olduğuna birlikte bakalım:

  • Yapay zekâ destekli mobil asistanlar,
  • Biyometrik kimlik doğrulama sistemleri,
  • Chatbot,
  • Sesli bankacılık,
  • Dijital ortamdan hesap açılışı,
  • Blok zinciri ağı,
  • API kullanımı,
  • Robotlar (paraları sayma, sıralama ve kategorize etme)
  • Bulut tabanlı sistemler.

 

Gelecekte teknolojinin bankacılık üzerinde nasıl bir etkisi olacak?

Teknoloji, bankacılık için büyük bir fırsat anlamına geliyor. Teknolojideki gelişmeler, finansal hizmetler sektöründe neobank’lar, fintech’ler ve bigtech'ler gibi yeni oyuncuların ortaya çıkmasını sağladı. Nitekim artık ortada iki yol var; değişime ayak uydurup var olmak ya da değişime direnip yok olmak... Çünkü yenilikçi yaklaşımları tercih eden finansal ve teknolojik girişimler bu alanda önemli ölçüde rol almaya başladı. Özellikle az gelişmiş ve iş gücü maliyetlerinin düşük olduğu ülkelerde bu yenilikçi girişimler, bireysel ya da ticari müşteriler için daha cazip fırsatlar sunmaya başladı.

 Bu finansal ve teknolojik girişimlerin neler olduğunu inceleyelim:

1 – Neobank: Neobank kelimesi, ilk kez 2017 yılında fintech tabanlı finansal sağlayıcıları tanımlamak için kullanıldı ancak tarihi 2009 yılında ABD’deki mortgage krizi sonrasına kadar da alabiliriz. Avustralyalı yazılımcı ve fon analisti John Reich, kendi ifadesiyle Amerikan bankacılığının karmaşıklığından sıkılarak 2009’da Simple adında dijital bir banka kurdu. 2017 yılında neobank’ların aldığı yatırım miktarı 0.6 milyar dolar seviyesindeyken, 2019 yılının sonunda bu rakam 2.9 milyar dolar seviyesine ulaştı. İngiltere’de neobank’ların müşteri adedi 13 milyon seviyesinde seyrederken, gelecek yıllarda hedeflerinin 35 milyon olacağı tahmin ediliyor. Bu da geleneksel bankalara göre 3 buçuk kat daha hızlı bir büyüme oranı anlamına geliyor. [1]

2 – Bigtech: Google, Apple, Amazon ve Facebook gibi farklı dallarda uzmanlaşmış şirketler, startup’lar kurup satın almalar yaparak finans sektöründe etkin rol almaya başladı. Birçok ülkede faaliyet gösteren Google Pay ve Apple Pay’in ardından Çin’de 1.2 milyar kullanıcıya sahip AliPay’in de yakın zamanda Avrupa ve Amerika başta olmak üzere tüm dünyada çok daha etkili bir konuma gelmesi bekleniyor. [1]

3 – Fintech: İngilizce financial technologies’in (finansal teknolojiler) kısaltması olan fintech, bankacılık ve finans hizmetleri alanında geliştirilen teknolojileri ifade ediyor. [2] Özünde fintech, bilgisayarlardaki ve akıllı telefonlardaki özel yazılım ve algoritmaları kullanarak, özel ve tüzel kişilere yaşamlarını daha iyi yönetmelerinde yardımcı olmayı hedefliyor. 2017 yılında fintech’lerin aldığı yatırım miktarı 18.8 milyar dolar seviyesindeyken, 2019 yılının sonunda bu miktar 24.6 milyar dolar seviyesine ulaştı. Startup’lar, fintech’ler ve yeni nesil bankaların değerlemesinin 190 milyar doları geçmesinin, güçlü konumlarının altını çizdiğini söyleyebiliriz.

Teknolojiyle birlikte gelen değişime ayak uydurmak çok önemli. Bunun için birey olarak kendimizi her zaman güncel tutmamız ve gelişmeleri yakından takip etmemiz büyük önem taşıyor. Bugün iletişim teknolojileri gibi bize artık sıradan gelen inovasyonlar, antik çağlarda hayal dahi edilemezdi. Benzer şekilde gelecekte yaşanacak gelişmeler de bizim hayal gücümüzü zorlayan teknolojileri ve toplumsal yapıları içerecek.

 

Peki, teknolojik gelişmeleri yakalamak için nasıl bir yol izlemek gerekiyor?

Saygın eğitim kurumları günümüzde internetin olduğu her yerde. Hatta pandemi koşulları nedeniyle uygulanan sosyal mesafe ve karantina süreçleri dolayısıyla online eğitimler hem daha yaygınlaştı hem de daha nitelikli hale geldi. Buradan yola çıkarak teknolojiye ayak uydurmak için dikkat edebileceğimiz noktaları gelin birlikte ele alalım: 

  • Sürekli değişen ve gelişen dünyada geride kalmamak için “online” kalmaya özen gösterin,
  • Dünyadaki gelişmeleri kaçırmamak için güvenilir teknoloji web sitelerini takibe alın,
  • Gelişmeleri takip etmek için günlük 20-30 dakika zaman yaratmaya çalışın,
  • İzleyerek, okuyarak, duyarak keşfettiğiniz tüm yenilikler size farklı fikirler için ilham verebilir. Fikirlerinizi dile getirmeden önce mutlaka araştırma yaparak bilgilerinizi güncelleyin.