Finansal Servislerde Devrim Beklentisi: Blok Zinciri Teknolojisi

Hikâye aslında şöyle başlıyor: Gerçek kimliği/kimlikleri hakkında tüm dünyada farklı sansasyonların öznesi olmuş Satoshi Nakamoto rumuzlu kişi ya da kişiler, “Bir finansal kuruma ihtiyaç duymadan kişiler ya da kurumlar arası elektronik para (değer) transferi ve ödeme nasıl yapılır?” sorusuna cevap arıyorlar.

2008 yılında yazdığı/yazdıkları bir “White Paper” ile de meşhur kriptopara Bitcoin’in, para piyasalarına ilk adımını atmasını sağlıyorlar.

Bütün dünyada ses getiren, özellikle 2014 yılı ve sonrasındaki üç yıl içerisinde 3 cent’lerden Usd 20.000.-‘lara yükselen değeriyle “cezbedici” görülen bir “yatırım” ya da “oyun” aracı olan, benzerleri türeyen Bitcoin’in yukarı yönlü her spekülatif hareket gibi; aşağı yönlü hareketinin de bir o kadar hızlı olduğu biliniyor. Günümüzde Bitcoin hâlâ, mesafeli yaklaşanlar, “çıkmayan candan umut kesilmez”ciler ve “kriptoparalar finans sisteminin olmazsa olmazı olacak”çılar arasındaki tartışmaya konu olmayı sürdürüyor.

Bitcoin konusu, çok su götürür, ancak bu yazının konusu kriptoparalar değil. İki kişi ya da kurum arasında “değer” transferinin, aracısız olarak yapılmasını sağlayan Blok Zinciri (blockchain) teknolojisi ve söz konusu teknolojinin finans ve bankacılık sektörüne olan ve olması muhtemel etkileri.

Blok Zinciri Teknolojisi nedir?

Blok Zinciri teknolojisinden kısaca, ağa dahil olan tüm paydaşlar tarafından tüm ağdaki kayıtların şifreli olarak tutulduğu dağıtık defter teknolojisi (shared legder technology) olarak bahsedebiliriz.

Geleneksel Veri Tabanı:

• Merkezi aracı & saklayıcı
• Tüm bilgi tek bir merkezde
• Merkezi kontrol
• Belirli bir andaki güncel veri

Blok Zinciri:

• Tüm paydaşlar  aracı & saklayıcı
• Tüm bilgi tüm paydaşlarda
• Merkezi olmayan kontrol
• Tüm geçmişi içeren veri tabanı

Bir blok zincirinin alamet-i farikası olmazsa olmaz dört özelliği bir arada içermesidir:

1. Dağıtık Defter: Tüm kayıtların, ağ genelinde tüm paydaşlarda şifreli olarak yer aldığı dağıtık defter 
2. Akıllı Kontrat:
Tüm koşul ve kuralların veri tabanına gömülü olması ve işlemle birlikte yürürlüğe girmesi / aktifleşmesi / takibi
3. Gizlilik:
Yer alan bilgilerin şifrelenmiş bir şekilde tutulması, işlemlerin güvenli, onaylanmış ve doğrulanabilir olması
4. Konsensus:
Girişi yapılan bilginin ağdaki tüm ya da belirli bir orandaki katılımcı tarafından onaylanmış olması

Söz konusu özellikler sayesinde bu teknoloji ile herhangi bir “aracı”ya gerek duymadan, güvenli, kırılamaz/“hack“lenemez bir şekilde değer transferi yapılabiliyor.

Nasıl çalışıyor?

Nasıl çalıştığını teknik olarak açıklamadan önce, akıllarda daha iyi yer edebilmesi adına bir örnekle açıklamak istersek:

Basketbol oyununun tüm kuralları ve paydaşlarıyla bir veri tabanında olduğunu varsayalım. Geleneksel veri tabanında, oyun esnasında kuralları uygulayıcı olanlar; skoru -yani defteri- tutanlar, sahadaki hakemler ve hakem masasıdır. Örneğin; Ali Muhammed -ya da Bobby Dixon- bir üçlük attığında, o atışın üçlük olduğuna hakemler karar veriyor, daha sonra sayı skorboard’a, yani deftere işleniyor. O atışın ikilik olduğunu, ya da abartırsak basketin diğer takım tarafından atıldığını iddia eden birisinin, skorboard’u değiştirmesi için hakemleri ikna etmesi yeterli oluyor. Bir başka deyişle, kayıtlar tutulduğu tek noktadan, iyi ya da kötü niyetli olarak değiştirilebiliyor.

Basketbolu, Blok Zincirinde düşünürsek; yine Ali Muhammed, bekletmeden üçlüğü gönderdiğinde, o atışın üçlük olduğuna karar verebilmek ve takımı adına üç sayı yazabilmek için tüm paydaşların (kendi takım oyuncularının, rakip takım oyuncularının ve antrenörünün, Obradoviç’in, taraftarların vb.) kural seti içerisinde bunu kabul etmesi ve skoru kendilerinde bulunan deftere aynı şekilde işlemeleri gerekiyor.

Örnekle, zihinlerde biraz da olsa canlandıysa yapıyı temel olarak paylaşabiliriz.

Bu veri tabanında, tüm zincir birbirine bağlı bloklardan oluşuyor ve her bir blok yeni bir işlemi/veriyi içererek bir öncekine eklemleniyor. Eklemlenme, ancak ağdaki diğer katılımcıların onaylaması ile oluşuyor ve bu zincir bütün katılımcılarda bulunuyor. Bir blokta yer alacak verinin/işlem bilgisinin yanı sıra, şifrelenmiş hash değeri (tekil kodu) ve bir önceki blokun hash değeri yer alıyor. Bu yapısı ile de o kırılması çok güç denilen yapıya kavuşuyor. Veri tabanındaki bir bilgiyi hacklemek/değiştirmek için, Blok Zincirinde yer alan tüm blokları geriye doğru değiştirmek ve bunu tüm paydaşlardaki defterlerde yapmak gerekiyor.

Finans dünyası ve bankacılığı nasıl etkileyecek?

Blok zinciri, çıkış noktası itibarıyla paranın fiziki ve kaydî olarak tutulduğu, bu açıdan ticaretin ve günlük hayatın en önemli parçalarından biri olan “banka”yı aracı olmaktan çıkaracağı iddia edilen bir teknoloji olarak ortaya çıksa da geldiği son noktada farklı çözümlerde bankaları da sisteme dahil eden bir teknoloji olarak gelişmeye devam ediyor.

Pek çok uluslararası banka da bu teknolojiyi hangi alanlarda kullanabileceğine dair AR-GE yatırımları yapıyor, dünyanın önde gelen pek çok teknoloji şirketi ile iş birliği yürütüyor.

Peki Microsoft’un dahi bankacılıktaki genetik mutasyonlardan biri olarak değerlendirdiği bu teknoloji sektörü nasıl etkiledi ve etkileyecek?

Bugüne kadar bu teknolojinin bankacılıkta gerçek zamanlı uluslararası para transferinden dış ticaret ve finansmanına, kurumsal & ticari kredi kullandırımından diğer akıllı kontrat kullanımlarına pek çok noktada denendiği görülüyor. 

Ancak şu ana kadar sunulmuş çözümler, bankacılığı tepeden tırnağa değiştirecek “devrim” niteliği taşımasa da bu teknolojinin bankacılık ve finans sektöründe rekabeti artırması, ticareti ve işlemleri hızlandırıcı etkisinin olduğu yadsınamaz gerçeklerden biri olarak değerlendiriliyor.

Blok Zinciri uygulama örnekleri neler?

Günümüzde bu teknolojinin; patent uygulamalarından telif ödemelerine, sağlık hizmetlerinden finansal işlemlere pek çok alanda kullanımı deneniyor ve öneriliyor.

Şimdi finansal işlemlere yönelik birkaç uygulama örneğine bakalım:

1. Gerçek zamanlı uluslararası para transferi

Blok Zinciri teknolojisinin, bankacılık sektöründe son kullanıcıya dokunmuş ilk kullanım alanlarından birisi gerçek zamanlı uluslararası para transferi olduğu biliniyor.

Birkaç start-up ve fintech bu konuda çalışmalara başlıyor, başı çeken Ripple, sunduğu blok zinciri altyapılı ödeme protokolü ile 200’den fazla banka, finans kuruluşu ve şirketin dahil olduğu gerçek zamanlı bir uluslararası para transfer hizmeti sunmaya başlıyor.

200 sayı olarak yüksek görünse de uluslararası ödemeler alanındaki en büyük oyuncu olan Swift’in 11.000’in üzerinde üyesi bulunduğunu düşündüğümüzde hâlen daha görece “ufak” bir pazara hizmet ettiği söylenebilir.

Dahası, Swift’in bu gelişmelere cevaben uluslararası para transferlerinde; şeffaflık, izlenebilirlik ve takip edilebilirlik gibi özelliklere sahip “Global Payments Innovation (GPI)” ürününü sunması, bu ürün kapsamında yine anlık ödemeler üzerine çalıştığını ve GPI servisini, dağıtık veri tabanlı –yani blok zinciri teknolojisine sahip– dış ticaret platformlarına sunacağını açıklamış olması, yakın geleceğin uluslararası ödemeler alanında son kullanıcılara sunulacak yeni gelişmelere gebe olduğunu gösteriyor.

2. Dış ticaret platformları

İhracatçı, ithalatçı, üretici, banka, ülke gümrükleri, lojistik firmaları gibi pek çok partinin dahil olduğu dış ticaret işlemleri, Blok Zinciri teknolojisinin verimli dönüşümler yaratması öngörülen kritik alanlarından biri.

Blok Zinciri teknolojisinin tüm partilere; ticareti gerçek zamanlı takip edebilme/izleyebilme, akıllı kontratlar ile dokümanları dijitalleştirilebilme, teslimat ve sevk koşullarının otomatik olarak yürürlüğe koyabilme, ödemeleri senkronize şekilde yapılabilme gibi özellikler sunması, ticaret ekosistemindeki pek çok yaraya merhem olacağı beklentisi yaratıyor.

Nitekim, r3 ve TradeIX adlı fintech’lerin “Marco Polo” ve IBM’in “We.trade” gibi blok zinciri teknolojisini kullanan platformları dünyanın önde gelen bankalarını da sisteme dahil ederek bu konuda çalışmalarına devam ediyor ve pilot uygulamalar gerçekleştiriyor.

Ülkemizde de Ticaret Bakanlığı nezdinde 2018 yılında kurulan Davranışsal Kamu Politikaları ve Yeni Nesil Teknolojiler Daire Başkanlığı koordinasyonunda blok zinciri teknolojisine ilişkin çalışmalar sürdürülüyor. Yine çeşitli gümrük müşavirliği firmalarının da bir üstteki paragrafta bahsedilen fintech’lerin sunmuş olduğu teknolojiler aracılığıyla Türkiye’de yapılacak pilot dış ticaret işlemleri için çalışmaları devam ediyor.

3. Blok Zinciri ile kredi kullandırımı

Yine bu teknolojinin akıllı kontrat özelliğini barındıran platform ve uygulamalar ile özellikle kurumsal/ticari kredilerin fiyatlama, pazarlık, müzakere, sözleşme ve kullandırım süreçlerini daha hızlı ve şeffaf hale getirilmesi sağlanabiliyor.

2018 yıl sonuna doğru BBVA, Blok Zinciri teknolojisi üzerinde oluşturduğu platformda Porsche Holding’e 150 milyon euro’luk satın alım kredisi kullandırmış ve böylece dünya üzerinde ilk kez bir satın alım finansmanı kredisi, başvurudan kullandırıma, tüm süreçlerde Blok Zinciri teknolojisi ile gerçekleşmiştir.

4. Alternatif ödeme aracı ve para birimi

Her ne kadar yazımızın başında kripto paralar bu yazının konusu değil desek de ticaret, ödeme ve alışverişte kullanıma yönelik yapılan çalışmalara da değinmek gerekiyor. Spekülatif bir yatırım, oyun aracı ya da yasa dışı işlemler için bir ödeme aracı olmanın ötesine geçmek üzere pek çok kripto para çalışması gerçekleştiriliyor.

Bu konuda çalışan en önemli teknoloji firmalarından birisi Facebook. Facebook milyarlarca insana ulaşan küresel bir para birimi ve ödeme altyapısı olarak konumlandırdığı “Libra” üzerine bir “white-paper” yayınladı. Buna göre söz konusu “para”nın karşılığı hem banka mevduatı hem devlet tahvili olarak tutuluyor ve spekülatif bir araçtan çok tüm dünyada güvenilir bir ödeme aracı olarak kullanılması bekleniyor. En azından Facebook öyle hedefliyor. Aslında bunun için de “Libra Birliği” içerisinde sağlam destekçileri ve ortakları mevcut. Mastercard, PayPal, Visa, PayU, Uber, Spotify, Vodafone gibi güçlü firmalar ve fintech’ler.

5. Dijital kimlik

Dijitalleşmenin günümüz dünyasında getirdiği “fiziken işlemi gerçekleştirecek yerde olmama” avantajı ancak sürekli iş ilişkisi kurulduktan sonra gerçekleştirilebiliyor. Blok Zinciri teknolojisi kullanılarak oluşturulacak dijital kimlik sayesinde; şahıslar, kimliklerini dijital ortamda yetkili kurumlar aracılığıyla doğrulayabiliyor ve söz konusu kimlik, dijital ortamda başka kurumların müşterisi olma, başvuru gibi süreçlerde kullanılmasına olanak sağlıyor.

Bu kapsamda Türk Bilişim Vakfı nezdinde pek çok şirketin katılımıyla kurulmuş olan Blockchain Türkiye Platformu da Dijital Kimlik Raporu’nu yayımladı ve günümüzde çalışmalarına devam ediyor.

Sonuç:

Blok Zinciri teknolojisi, geldiği nokta itibarıyla; mevcut finansal hizmet sağlayıcı banka ve aracı diğer kuruluşları ortadan kaldırarak, birebir (peer to peer) işlem yapılmasını sağlamasa da büyük küçük birçok finans ve teknoloji firmasının mevcut sorunlara çözüm üretme ve süreçleri iyileştirme arayışında kullandığı önemli bir teknoloji sayılıyor.

Bu arayışlar devam edecek, bazı pilot çalışmalar pilotta kalacak, bazıları ise son kullanıcının hizmetine sunulacaktır. Bütün bu AR-GE faaliyetleri ve çalışmalar rekabeti artıracak, yeni oyuncu, çalışma modelleri ve iş birlikleri ortaya çıkaracak; ticarette, ödemeler ve diğer finansal işlemlerde daha hızlı, daha kolay, müşteri odaklı çözümler sunulmasına önayak olacaktır.

 

Burada yer alan yazılar, finansal bilgiler, birikim ve tasarruf önerileri, genel yorum ve tavsiyelerden oluşmakta olup yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır. Bu tavsiyeler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım, birikim ya da tasarruf kararı verilmesi ve hareket edilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.