Doğa Dostu, Doğal Güzellik: Sürdürülebilir Kozmetik

Temel bir ihtiyaç olmasa da günümüzde kozmetikten faydalanmayan insan sayısı çok azdır. Peki bu kadar sık üretilen ve tüketilen bir ürün grubunun doğaya nasıl etki ettiğinden haberdar mıyız? Kozmetik ürünleri ne kadar sürdürülebilir?

 

Sürdürülebilirliğin önemini anlamak için bu kavramın neyi ifade ettiğini, bir kez daha hatırlayalım: “Gelecek kuşakların ihtiyaçlarını karşılamasını tehlikeye atmadan, günümüz kuşağının ihtiyaçlarının karşılanması.’’

Başka bir deyişle sürdürülebilirlik, bugün ihtiyaç duyduklarımızı karşılarken, yarının insanlarının ihtiyaçları için endişelenmektir. Çevreye ve yaşama duyarlı bu üretim anlayışı doğayı, hayvanları ve insan emeğini tüketmeyen yepyeni bir kozmetik ekolünü ortaya çıkardı: ‘Sürdürülebilir kozmetik’ veya diğer adıyla ‘yeşil kozmetik’.

 

Sürdürülebilir kozmetik neyi ifade ediyor?

İnsan cildi, saçı ve tırnağı için kullanılan fakat ilaç niteliğinde olmayan ürünlere kozmetik ürünler diyoruz. Bu ürünler çoğu zaman hem insan sağlığına hem de çevreye zararlı bazı birleşenler içerir. Ayrıca çoğu kozmetik ürün hem içerikleri hem de ambalajları nedeniyle karbon emisyonu oranını da artırır. 

Her yıl yaklaşık 120 milyar kozmetik ürün ambalajı üretiliyor ve bunların çoğu tek kullanımlık ürünlerden oluşuyor. Ayrıca çoğu tüketici satın aldığı ürünü tam olarak tüketmeden son kullanma tarihini dolduruyor ve ürün çöpe gidiyor. Kozmetik ürünlerin ambalajlarının çevresel etkilerini araştıran The LCA Centre’a göre, geri dönüştürülebilir ambalajlarının kullanılmasıyla, sadece kozmetik sektörünün neden olduğu karbon emisyonunu oranı %70’i azaltılabiliyor.

Kozmetik ürünlerin bıraktığı karbon ayak izinin bir diğer etkeni ise, neredeyse her kozmetik üründe karşımıza çıkan palm yağı içeriği. Kozmetik şirketlerin palm yağı üretimi için ormanlık alanlarda inşa ettiği tarımsal üretim merkezleri, dünyadaki yağmur ormanlarını her yıl daha da azaltıyor. Bu da her yıl atmosfere daha fazla karbondioksit salınımına neden oluyor. Özetle, kozmetik ürünlerinin üretim, dağıtım ve tüketim süreci, sürdürülebilir olmadığı takdirde dünyaya büyük zararlar veriyor. Bu nedenle son yıllarda sürdürülebilir kozmetik ürünleri üretilmeye başlandı.

Çevresel atık üretmeyen, insan sağlığını riske atmayan, üretiminde hayvanların zarar görmediği, çok bileşen yerine az bileşenden oluşan, ham madde kaynağını yenilenebilir malzemelerden elde eden bu ürünleri bugün sürdürülebilir kozmetik ürünler olarak nitelendiriyoruz. Şimdi sürdürülebilir kozmetik ürünlerin temel kriterlerine bakalım.

Sürdürülebilir kozmetiğin 3 ana kriteri

Sürdürülebilir kozmetiğin pek çok ayrı kriteri mevcut fakat tüm bu kriterleri 3 ana başlıkta inceleyebiliriz.

 

Doğal ham maddelerin tedariki: Bir kozmetik ürünün üretim sürecinde, ham maddelerin doğal olarak ve etik yollarla elde edilmesi gerekir. Örneğin üründe kullanılan su, hijyen standartlarına uyularak üretilmelidir. Bunun dışında genetiği değiştirilmiş bitki materyalleri ve mikroorganizmalar, canlı veya öldürülmüş hayvanlardan elde edilen ham maddeler kullanılmamalıdır. Mineraller ise kimyasal işlemden geçirilmedikleri ve çevreye zarar vermeyen ekstrat çıkarma yöntemleri kullanılarak elde edildikleri sürece kozmetiklerde tercih edilebilirler.

 

Ambalajlama: Kozmetik sektöründeki ambalaj atıkları dünyadaki çevre kirliliğinin artmasında etken rol oynuyor. Sürdürülebilir kozmetik anlayışı ise geri dönüştürülebilir olan ambalajlara sahip olmayı şart koşuyor. Doğaya zarar vermeyen cam, bambu, biyoplastik, biyofotonik gibi çevre dostu ambalaj malzemeleri bunlara örneklerdir.

Bu ambalajlarda sıkça karşılaştığımız terimler: 

  • Refill: Yeniden dönüştürülen ambalaj malzemesine sahip ürün.
  • Compostable: Doğada çözülebilen ambalaj malzemesine sahip ürün.
  • Biodegradable: Gübreleştirilebilen malzeme.

 

Biyobozunur içerik: Kozmetik ürünlerin içeriğinde kullanılan malzemelerin de doğaya zarar vermeden ayrıştırılabilir olması önem taşır. Bir biyobozunur kozmetik ürünü, mikroplastikleri, silikon çeşitlerini ve farklı adlarla karşımıza çıkan ”-cone’’, ”-conol’’, ”-siloxane’’ ile biten malzemeleri içermemelidir.

 

 

Ürünlerde yaygın olarak kullanılan ve sürdürülebilir olmayan malzemeler

Bir kozmetik ürününün sürdürülebilir olması için şu maddeleri içermemesi gerekir: Paraben, BHA ve BHT, sodyum lauril sülfat, petrokimyasal ürünler, formaldehit, alüminyum, silikon, ftalatlar, MEA (monoetanolamin), pigmentasyon boyaları. Her bir maddeye tek tek bakmamız zor olsa da ürünlerde yaygın olarak karşılaştığımız ancak zararları yeterince bilinmeyen, sürdürülebilir olmayan malzemelere kısaca bakalım.

 

BHA ve BHT: Koruyucu olarak kullanılan sentetik antioksidanlardır. Ruj ve nemlendirici kremlerde sık kullanılırlar. Avrupa Komisyonu, BHA ve BHT'nin vücudun endokrin sistemini bozduğuna dair açıklamalarda bulunmuştu.

Kömür katranı boyaları: Ürün ambalajlarında kömür katranı boyları p-phenylenediamine olarak veya “CI” başlıklı beş haneli bir sayı ile belirtilir. Bu boyalar petrokimyasalların karışımlarıdır ve kansere sebebiyet verirler.

Formaldehit salgılayan koruyucular: Bu koruyucular birçok kozmetik malzemesinde ve banyo temizleyicileri gibi ürünlerinde bulunur. Formaldehit, kanserojen olduğu bilinen bir maddedir.

Alüminyum: Antiperspirantlarda yaygın olarak kullanılan alüminyum, koltuk altı bölgesinden vücuda girer ve zamanla ter kanallarını tıkayabilir.

Dibutyl phthalate (DBP): Çoğunlukla tırnak kozmetiği ürünlerinde kullanılan DBP, boyalar için bir çözücüdür. Diğer kimyasalların genetik mutasyonlara neden olma potansiyelini artırır.

 

Kozmetik ürünlerde yeşil malzemeler

Doğaya zarar vermeyen kozmetik ürünlerinin üretimi ve tüketimi son yıllarda oldukça yaygınlaştı. Bu ürünlerin içeriklerinde yer alan bazı yeşil malzemelere bakalım.

 

Yağ Asitleri: Hindistan cevizi yağ asidi, stearik asit ve oleik asit gibi kayganlaştırma maddeleri, yapıştırıcı ve ayırıcı maddeler; sabunlar, losyonlar ve kremler gibi kozmetik ürünlerde kullanılabilirler.

MCT Hindistan Cevizi Yağı: Olgunlaşmış hindistan cevizi çekirdeğinden elde edilen MCT Hindistan Cevizi yağı, hafif, parfümsüz kolay emilen bir yağdır.

DMDM Hydantoin: Halojen içermeyen bir koruyucudur. Göz ve cilt kremlerinde, şampuanlarda, saç kremlerinde, güneş kremlerinde, sıvı sabunlarda ve hatta makyaj temizleyicilerinde kullanılabilirler.

Fenoksietanol: Bakteri ve küf oluşumunu engelleyen fenoksietanol, losyonlar, kremler, jeller gibi çok çeşitte kozmetikte koruyucu olarak kullanılan, doğaya zarar vermeyen bir maddedir.

 

 

Dikkat etmeniz gereken yeşil kozmetik etiketleri

Bir ürünün sürdürebilir olduğunu gösteren ilk şey etiketinde yer alan sertifikalardır. Pek çok ayrı sertifika olsa da kozmetik ürünlerde dikkat etmeniz gereken en önemli sertifikaları sıralıyoruz.

 

NaTure: Doğal kozmetik ürünler için dünya çapında bilinen bir sertifika standardıdır. 3 aşamada değerlendirilir:

1 yıldız: Doğal kozmetik

2 yıldız: İçerisinde organik pay bulunan doğal kozmetik

3 yıldız: Organik kozmetik

2 ve 3 yıldız alabilmek için öncelikle ‘Doğal kozmetik’ aşamasının koşullarını sağlamak gerekiyor. Bunun için doğal veya doğala yakın ham maddeler esas alınıyor. Bu maddelerin doğal kozmetikte en az %70, organik kozmetikte ise en az %95 olması gerekiyor.

BDIH: Organik ve Ekolojik Kozmetik: Alman Sanayiciler ve Ticari İşletmeler Federal Birliği’nin sertifikasıdır. BDIH sertifikalı ürünlerde sentetik nemlendirici, parfüm ve doğal olmayan koruyucu madde yer almaz. Üretimde kullanılacak bitkisel ham maddeler ise organik tarımdan elde edilmelidir.

Fairtrade: Adil Ticaret: İşletmelerin ve işçilerin onaylanmış uluslararası kabul görmüş standartlara uyduklarını gösteren sertifikadır. Krem, dudak boyası gibi ciltte kalan kozmetik ürünlerde %5, sabun ve şampuan gibi ürünlerde ise %2 Fairtrade sertifikası aranmalıdır.

Cruelty-free: Bir kozmetik ürünün üretim ve dağıtımının hiçbir aşamasında hayvanlar üzerinde deney yapılmadığını ve zarar verilmediğini belgelendiren sertifikadır.

EKO: Yerli doğal kozmetik ürünleri için geliştirilen Eko etiketidir. Bu etiket yerli kozmetik için bir ulusal standart oluşturmayı hedefliyor.

 

Birçok büyük kozmetik şirketi, karbon ayak izlerini azaltmak için taahhütlerde bulundu. Dünya çapında yaygın olarak kullanılan bu kozmetik markalarının ürünleri karbon sürdürülebilirlik ilkelerine daha fazla uyum sağlarsa, önümüzdeki yıllarda sürdürülebilir kozmetik ürünleri bir standart haline gelebilir. Kozmetik ürünlerinizde sürdürülebilir olduğunuza göre, artık mutfak ve banyonuzda da sürdürülebilirliğe uyum sağlayabilirsiniz.