Finansal Okuryazarlık Becerisi Hangi Yaşlarda Kazanılıyor?

Planlama ve bütçeleme alışkanlıklarının erken yaşta kazanılması mı gerekiyor yoksa hayatın herhangi bir döneminde finansal alışkanlıkları değiştirmek mümkün mü?

Bütçeleme, planlama, bilinçli tüketme, tasarruf yapma, biriktirme ve yatırım yapma gibi becerileri kapsayan finansal okuryazarlık, günümüz dünyasında sahip olunması gereken en önemli yaşam becerilerinden biri.

Teknolojinin ve bilimin ilerlemesinin yanı sıra rekabetin de yükselen ivmesiyle karmaşıklaşan dünyada finansal okuryazarlık becerisine sahip olmak, artık bir tercihin ötesinde bir gereklilik haline geldi. Bunun en önemli sebebi; finansal kararların, yaşamın tüm bileşenleriyle direkt ve/veya dolaylı olarak ilişkili olması. Bu kararlar sadece kişinin ekonomik yaşantısını değil; aynı zamanda sağlıklı, güvenli, başarılı ve mutlu bir yaşam sürdürmesini de etkiliyor. Çünkü ekonomik durum bir şekilde yaşamın birçok alanına dokunuyor. Dolayısıyla finansal okuryazarlık; eğitim, kariyer tercihleri, yaşanan muhit, sağlık imkânları, evlilik kararı ve hatta beslenme gibi temel ihtiyaçlar üzerinde kayda değer etkiler taşıyor.

Günümüzdeki yaşam koşullarına göz attığımızda, hayatlarımızda eskiye kıyasla birçok şeyin değiştiğini görebiliyoruz. Harcama alternatifleri, alışveriş alışkanlıkları, teknolojiyle birlikte sahip olduğumuz online alışveriş imkânları, kredi ürünleri fırsatları ve tüketici tercihlerinin bilimsel araştırmalarla yönlendirilebilmesi gibi değişimler, finansal anlamda daha bilinçli ve sağlıklı kararlar alarak gelirini yönetebilen bireyler olmanın önemini ortaya koyuyor.

Öte yandan uzayan yaşam süreleri de uzun dönemli finansal planlama ve yönetim becerilerinin ne kadar gerekli olduğuna dair diğer bir gerekçe olarak karşımıza çıkıyor. Bu becerilerin gelişebilmesi noktasında finansal okuryazarlık eğitimi kritik bir önem taşıyor. OECD’nin yaptığı bir çalışmada gençlerin finansal okuryazarlık becerilerinin düşük olduğunun ortaya çıkması da bu ihtiyacı resmi olarak destekliyor.

Tüm bu çalışmalar, finansal okuryazarlık becerisinin hangi yaşlarda kazanılması gerektiği tartışmalarını da beraberinde getiriyor. Günümüzde çocuklar, finansal becerilerini çoğunlukla ailelerinden öğreniyor. Ebeveynlerden çocuklara aktarılan bu beceri ve tutumlar, günümüz gençlerinin temel finansal becerilerinin ve davranışlarının temelini oluşturuyor. Fakat ailelerin bu konuda sahip olduğu bilgilerin genellikle deneyim ve öngörü temelli olması, beraberinde bazı sıkıntıları da ortaya çıkarıyor. Bu durumun hâlihazırda yarattığı ve yaratabileceği sorunlar dünyanın birçok ülkesini harekete geçiriyor.

 

Çocukların kendi ebeveynlerinden çok şey öğrendikleri açık bir gerçek. Ancak nitelikli bir finansal okuryazarlık becerisine sahip olabilmek için kapsamlı bir eğitim süreci gerekiyor. Nitekim finansal okuryazarlıkla ilgili çalışmalar, bu becerinin okullarda öğretilmesi gerektiğini gösteriyor. Aynı zamanda öğrenmenin yaşam boyu süren bir durum olduğunu düşündüğümüzde, ebeveynlerin etkili rol modeller olabilmeleri için bu konuda kendilerini geliştirmeleri büyük önem taşıyor.

Dünyada birçok ülke, okul müfredatlarına finansal okuryazarlık becerisini eklemeye başladı. Çünkü bu becerinin elde edilmesinin sadece bireysel değil, toplumsal olarak da fayda getireceği görüldü. OECD 2005 yılında yaptığı bir açıklamayla finansal okuryazarlık becerisinin olabildiğince erken yaşta ve okullarda öğretilmesi gerektiğini tavsiye etti.

Yetişkinlere yönelik yapılan çalışmalarda, finansal yeterliklerinin düşük olduğunun ortaya çıkması da bu konunun okullarda bilinçli bir şekilde ele alınmasının ne kadar önemli olduğunun altını çiziyor.

Finansal okuryazarlığın okullarda öğretilmesine yönelik bazı öneri ve gerekçeleri şu şekilde ortaya koymak mümkün (OECD & INF):

  • Finansal eğitim, ulusal stratejinin bir parçası olmalı ve bu strateji konunun uzmanlarıyla şekillendirilmeli,
  • Finansal eğitim, tüm alt becerileri kapsayan bir içerikle tasarlanmalı ve verilmeli,
  • Finansal eğitim en küçük yaştan başlayıp tüm eğitim süreci boyunca devam etmeli,
  • Finansal eğitim sadece bir ders olarak işlenmemeli, tüm derslerin içerisine dâhil edilmeli,
  • Bu eğitimi verecek öğretmenler bu alanda yetkinleştirilmeli ve sürdürülebilir bir gelişim süreci tasarlanmalı,
  • Verilen eğitimin içeriği ve başarısı sürekli olarak izlenmeli ve değerlendirilmelidir.