Geleceği, Sürdürülebilir Finansın Gücüyle Tasarlıyoruz

Dünyamızın geleceği, bugün kaynaklarımızı ne kadar sorumlu kullandığımıza ve ekonomik modellerimizi doğayla ne kadar uyumlu hâle getirdiğimize bağlı. Sürdürülebilirlik artık bir tercih olmanın ötesine geçmiş durumda. Bu dönüşümü doğru yönetmek bir yandan ekosistemi korumak, bir yandan da uzun vadeli ekonomik direnci inşa etmek anlamına geliyor.

Garanti BBVA olarak biz de bu sorumlulukla iklim krizini çevresel bir başlığın ötesinde, küresel ve yerel ekonomilerin dayanıklılığını ölçen önemli göstergelerden biri olarak görüyoruz. Bizim için iklim krizi, küresel ve yerel ekonominin dayanıklılığını ölçen sınavlardan biri. Buna bağlı olarak, bizim dünyamızda sürdürülebilirlik, temel faaliyetlerimizin yanına eklenen gönüllü bir proje mantığıyla kurgulanmıyor. Yaşadığımız günü ve geleceği kapsayan bir gözle baktığımızda, Garanti BBVA nezdinde sürdürülebilirlik; bizzat iş yapış biçiminin kalbi, yani "işin kendisi" hâline geldi ve gelmeye devam edecek. Bugün ertelediğimiz her kararın, yarın hem ekonomimize hem de şirket bilançolarına çok daha ağır maliyetler çıkaracağının farkındayız.

 

Risk Haritamızı Geleceğe Göre Çiziyoruz: 3,5 Trilyon TL’lik Yolculuk

Sürdürülebilirliği, risk yönetimi ve uzun vadeli değer yaratma stratejimizin ayrılmaz bir parçası olarak kabul ediyoruz. Bu bakış açısını somutlaştıran önemli bir adım attık ve BBVA Grubu’nun küresel vizyonuyla paralel şekilde, 2018-2029 dönemi için sürdürülebilir finansman hedefimizi 3,5 trilyon TL seviyesine taşıdık.

“2018-2029 dönemi için sürdürülebilir finansman hedefimizi 3,5 trilyon TL seviyesine taşıdık.”

Gururla paylaşmak isterim ki Ocak 2026 itibarıyla bu hedefte 1 trilyon TL eşiğini geride bıraktık bile. Bu kaynağı yalnızca iklim kriziyle mücadele için kullanmıyoruz; su verimliliğinden doğal sermayenin korunmasına, toplumsal eşitlikten finansal kapsayıcılığa kadar hayatın her alanında değişimi tetiklemek için seferber ediyoruz.

 

"Birlikte Yaparız" Anlayışıyla Sektörlere Öncülük Ediyoruz

Garanti BBVA salt “kaynak sağlayan” bir kurum değil. Bunu bütün çalışanlarımızın içselleştirmesi ve bu anlayışla hareket etmeleri bizim için çok önemli. Biz kendimizi, dünyanın hâlihazırda yaşadığı büyük dönüşümün aktif bir ortağı olarak konumluyoruz. İşte bu konumlama; 2050 net sıfır taahhüdümüz kapsamında enerji, çimento, demir-çelik ve otomotiv gibi karbon yoğunluğu yüksek sektörlerde 2030 ara hedeflerimizi netleştirmemize temel oluşturdu.

Kömür projelerine finansman sağlamayı tamamen durdururken müşterilerimize bu kritik geçiş döneminde "Birlikte Yaparız" diyerek danışmanlık veriyoruz. Türkiye’nin rüzgâr ve güneş enerjisi potansiyelini desteklemeyi sadece emisyonları azaltmak olarak okumuyoruz. Bunu, aynı zamanda Türkiye’nin enerji güvenliğini sağlamak ve dışa bağımlılığını düşürmek adına stratejik bir hamle olarak görüyoruz.

 

Suyun Stratejik Değeri ve Ölçülebilir Sosyal Etki

Önümüzdeki dönemin kritik gündem maddelerinden biri kuşkusuz su yönetimi olacak.  Bununla birlikte su, tıpkı imalat sanayisi gibi tarımsal sürdürülebilirlikten enerji arz güvenliğine kadar tüm sektörler için önemli. İşte bu durum, su yönetimini operasyonel bir detay seviyesinden çıkararak küresel ticarette stratejik bir rekabet unsuru ve finansal bir risk başlığı hâline getiriyor. Bu nedenle biz de su verimliliği ve geri kazanım yatırımlarını, performansa dayalı özel kredi modelleriyle destekliyoruz.

Sürdürülebilirliği, finansal rakamlarla okumanın çok ötesinde topluma kattığımız değerle ölçüyoruz. Bunun en güzel örneklerinden biri "Mavi Nefes" projemiz. Bu proje, yatırılan her 1 TL karşılığında 2,2 TL’lik sosyal değer üretti ve yarattığımız etkinin ne kadar somut olduğunu kanıtladı.

 

COP31: Söylemden Uygulamaya Geçişin Miladı

2026’nın Kasım ayında Antalya’da gerçekleşecek COP31, Türkiye için bir diplomasi başarısından çok daha fazlası. Bu zirve, iklim politikalarımızın ve yatırım ajandamızın sahaya indiği önemli dönüm noktalarından biri olacak. Beklentimiz, COP31’in finansman mekanizmalarının somutlaştığı, kamu ve özel sektörün "net sıfır" hedefinde tek vücut olduğu bir platform olmasıdır.

Bizler, bu tarihi dönüşümü yalnızca izlemek yerine, yönlendirici katkımızla sürecin aktif paydaşları arasında yer almayı amaçlıyoruz.

Etiketler:
  • Çevre

  • Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri

  • İklim Değişikliği

  • Temiz Enerji