cerez

Çerezler

İnternet sitemizde çerezlerden faydalanılmaktadır. Ayrıntılı bilgi için Çerez Politikamızı inceleyebilirsiniz. 

Detaylar

Dijital Dünyada Engelleri Özgürleştirmeye Adanan Bir Girişim Yolculuğu

Sadriye Görece hem ilham veren hem de fark yaratan bir hikâyenin başrolünde… Kendi deyimiyle ‘bir dezavantaj olarak kabul edilen kadınlık ve engellilik hallerini çözüm araçları olarak görmekle’ kalmayıp, başarılı bir sosyal girişim yolculuğuna da yelken açmış. Milyonlarca görme engelli bireyi sosyal hayatta ve dijital dünyada özgürleştirmiş. Modadan spora, bankacılıktan oy kullanmaya kadar pek çok alanda görme engellilerin dünyaya ve teknolojiye daha rahat erişebilmesine olanak sağlamış.

Ama gelin önce hikâyenin değiştiği noktaya gidelim… ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan aldığı bursla lise eğitimini ABD’de tamamlayan Sadriye Görece, hayatında ilk defa kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenmek zorunda kalıyor. Görmemenin değil ama mevcut şartların bir engel yarattığını da ilk burada fark ediyor. Daha sonra Türkiye’ye dönerek eğitimine Boğaziçi Üniversitesi’nde devam ediyor. Kendine verdiği sözü unutmuyor: “Türkiye’deki görme engellilere rol model olmalıyım”. Bu doğrultuda, ABD’deyken bir görme engelli olarak edindiği bağımsızlık ve mücadele bilincini ülkemizdeki engelli bireylere aktarabilmek amacıyla birçok projede yer alıyor. Erişilebilir oy sisteminin uygulanması, görme engelliler için erişilebilir alışveriş deneyimi tasarlanması gibi pek çok projeye katkı sağlıyor. Durmuyor. Gittiği bir restoranda menüyü okuyamadığı için sipariş vermekte zorlanması üzerine ne yapabileceğini düşünmeye başlıyor. Daha sonra ortağı Cihat Ersin Aydın ile birlikte tamamen sesli yönlendirmelerle çalışan bir restoran uygulaması tasarlıyor. İşte ona Türkiye'nin Kadın Sosyal Girişimcisi ödülünü kazandıran BlindLook böyle doğuyor. Sadriye Görece, Ekonomist dergisi ve KAGİDER iş birliğiyle düzenlediğimiz ‘Türkiye'nin Kadın Girişimcisi Yarışması’nda başarısını ödülle taçlandırıyor.

BlindLook’un ağına bir yılda binden fazla restoran katılıyor, 20 farklı şirketle iş ortaklığı yapıyor. Pandemi döneminde görme engellilerin karşılaştığı zorlukları ortadan kaldırmak için dijital dünyadaki erişilebilirlik standartlarını belirleyip uygulanmasını sağladığı EyeBrand global sertifikasyon programını hayata geçiriyor. Ayrıca, görme engelliler için özelleştirilmiş bir hayat okulu olan EyeLearner’ı kuruyor. Şimdi mi? Sadriye Görece, sadece birkaç yıl içinde erişilebilirlik teknolojileri alanında dünyanın en büyüğü olmayı hedefliyor. O zaman sözü kendisine bırakmanın zamanı geliyor…

 

‘Her birey farklı, engellilik de bir farklılık’

BlindLook nasıl doğdu? Nasıl bir uygulama?

BlindLook, markalar ve görme engelliler için kapsayıcı dönüşüme odaklanmış bir özgürlük teknolojileri şirketi. Ortağım Cihat Ersin Aydın'ın girişimcilik, benim erişilebilirlik tarafındaki tutku ve birikimim birleşti, böylece BlindLook doğdu. BlindLook sayesinde görme engelli bireyler sunulan tüm ürün ve hizmetleri özgürce, kimseye bağlı olmadan kullanabiliyor. Audio Simulation teknolojimizle bir bankanın mobil uygulaması üzerinden özgürce para transfer ederken, online alışveriş platformu üzerinden özgürce alışveriş yapabiliyor. Engelsizce spor yapmaktan özgürce makyaj yapmaya kadar her şeyi öğreniyor.

Görme engellileri sosyal ve dijital hayatta özgürleştirme hedefini ilk ne zaman aklınıza koydunuz? Hangi projelere imza attınız?

Ben Amerikan Dışişleri Bakanlığı'nın KL YES bursuyla liseyi Amerika'da bitirdim. Hayatta bağımsızca var olmayı da Amerika'da öğrendim. Elbette Türkiye'deki yüz binlerce görme engellinin kendi potansiyellerini keşfedebilmek için Amerika'ya gitmesi mümkün değil. Erişilebilir oy sisteminin Türkiye'de uygulanmasına, görme engelli bireylerin tandem bisikletlerle spor yapmasına, büyük bir moda markasının görme engelliler için erişilebilir alışveriş deneyimi tasarlamasına ve daha birçok projeye katkı sağladım.

 

Toplumun sizi sınırlandırdığı, sınırlandırmaya çalıştığı birçok alan olduğunu söylüyorsunuz. Engellerin değil asıl önyargıların, mevcut şartların insanlara engel teşkil ettiğini ne zaman fark ettiniz? Hangi koşullar sizi çok zorladı?

Toplumdaki her birey birbirinden farklı. Kimimiz kilomuzla, kimimiz boyumuzla, kimimiz saçımızla farklıyız. Yaşlanınca, çocukken, hamileyken... hep farklıyız. Yani aslında idealize edebileceğimiz mükemmel insan figürü yok. Engellilik de bir farklılık. Toplumdaki şartlar engellemediği sürece, engelli bireyler de herkesle aynı şartlarda yaşayabilir. O yüzden engellemelerin olmadığı bir dünya diliyorum.

 

‘Engelliliği yetersizle eşdeğer tutmak en büyük hatalardan biri’

Bu yapay engeller iş hayatı ve girişimcilik söz konusu olduğunda nasıl karşılık buluyor? Siz bu konuda herhangi bir engelle karşılaştınız mı?

Toplumun her kesiminin her alanda eşit bir şekilde temsil edilmesi gerekiyor. Engelliliği yetersizle eşdeğer tutmak en büyük hatalardan biri. Görmeyen bir müzisyen, duymayan bir ressam, yürüyemeyen bir mühendis tabii ki olabilir. Yeter ki bireyler yetenekleriyle uyumlu alanlara yönlendirilsin.

Toplumun her kesiminin her alanda eşit bir şekilde temsil edilmesi gerekiyor. Engelliliği yetersizle eşdeğer tutmak en büyük hatalardan biri.

“Her zaman dezavantaj olarak gördüğümüz kadınlık, engellilik hallerini çözüm araçları olarak görmeyi tercih ediyorum” diyorsunuz. Bunu biraz açar mısınız?

Dezavantajlı grupların üyesi olmak insana tarifsiz bir içgörü sağlıyor. Kişi, sorunu da çözümü de öngörebiliyor. Bu noktada yaşadığımız sorunlara takılıp kalmak yerine, potansiyel çözüm önerilerini ürünleştirmek ve kitlenin diğer üyelerine de sunmak gerekiyor.

 

Peki engeller söz konusu olduğunda Türkiye’de hangi noktadayız? Hangi yönde ve nasıl ilerlemeliyiz?

Fiziksel erişilebilirlik noktasında kayda değer bir ilerleme gösterdik. Ancak çağımız teknoloji çağı. Dijital erişilebilirliği de yasalarla koruma altına almalıyız. Teknoloji, engelli bireylerin toplumla sağlıklı entegrasyonu için benzersiz bir fırsat. Engelli bireylere bu imkânı sunmalıyız.

 

“Ya olursa” demek çok daha güçlü bir ihtimal

Nelerden ilham alıyorsunuz? Bundan sonraki hedefleriniz neler?

Başarı hikâyelerinden, doğadan ve spordan ilham alıyorum. BlindLook olarak dünyada erişilebilirliğin, kapsayıcılığın standardı olmayı hedefliyoruz.

 

Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması sizin için ne anlama geliyor? 2021 Türkiye'nin Kadın Sosyal Girişimcisi seçilmek hayatınızda neleri değiştirdi?

Türkiye'nin Kadın Sosyal Girişimcisi seçilmek ilk olarak benim için çok büyük bir gurur. Elbette bana çok büyük bir sorumluluk da yüklüyor. Garanti BBVA bana Türkiye'nin Kadın Sosyal Girişimcisi diyorsa, biz “BlindLook'u dünyanın sosyal girişimi yapmalıyız” diyoruz.

 

Son olarak kadın girişimcilere, engelli bireylere ne gibi mesajlar verirsiniz?

En büyük tavsiyem, "Ya olmazsa" demesinler. İnanın bana, "Ya olursa" çok daha güçlü bir ihtimal ve kesinlikle peşinden gitmeye değer.

 

‘Film Gibi Girişimler’ adını verdiğimiz seride Sadriye Görece'nin konuk olduğu bölümü buradan izleyebilirsiniz!

Etiketler:
  • Dijital Dönüşüm

  • Sosyal Refah