İklim Değişikliğiyle Mücadele ve Kapsayıcı Büyümede Sürdürülebilirliğin Önemi

Pandemiyle birlikte çevresel, sosyal ve yönetişim odaklı yatırımlar artık yeni normalimiz haline geliyor. İş yapış şekillerini daha sürdürülebilir ve yeşil olmaya teşvik edecek mekanizmalar giderek önem kazanıyor. Biz de Garanti BBVA olarak uzun süredir ana stratejilerimizden biri olarak benimsediğimiz sürdürülebilir kalkınma yaklaşımıyla farkındalık yaratmayı amaçlıyoruz.

Genel Müdürümüz Recep Baştuğ, Fortune dergisinden Ersan Taylan Çıplak’a verdiği röportajda sürdürülebilirlik yaklaşımımızı anlattı. Sürdürülebilir finans alanındaki ilklerden teknoloji ve yenilikçilikte öncü yaklaşımlara, sürdürülebilir büyümeye katkı sağlayacak önemli projelerden 2021 hedeflerine kadar pek çok konuda bilgi verdi.

 

Sürdürülebilir bankacılık anlayışınız hakkında bilgi verir misiniz?

Henüz çok kısıtlı bir şekilde kullanılan sürdürülebilirlik kavramı kurumsal sosyal sorumluluktan ibaret zannediliyorken biz çevresel, sosyal ve yönetişim kriterlerini iş modelimize entegre etmeye başladık. 15 yılı aşkın süredir sürdürülebilir kalkınmaya destek sağlıyoruz. 2010’da sürdürülebilir kalkınmayla ilgili çalışmalarımızı daha stratejik hale getirebilmek için Sürdürülebilirlik Komitemizin temellerini attık. 2014'te, bu alandaki tüm çalışmalarımızı yönetim kurulumuzun da onayı doğrultusunda bütüncül bir politika ve strateji altında birleştirdik. Özellikle iklim değişikliğiyle mücadele ve kapsayıcı büyümeye odaklanarak ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşması için çalışıyoruz. Varlık amacımızı ve yarattığımız değeri sürdürülebilirlik ve finansal sağlık ile tanımlıyoruz.

 

Bu yaklaşımınız doğrultusunda neler yapıyorsunuz?

Kredi yapılarında birçok ilki gerçekleştirdik. Dünyada ilk kez uygulanmaya başlanan Cinsiyet Eşitliği Kredisi (Gender Loan) yapısı ve Türkiye'de ilk kez uygulanan Yeşil Kredi (Green Loan) yapısı bunların en önemli örneklerini oluşturuyor. Bu kredi yapılarında müşteriler sürdürülebilirlikle ilgili alanlarda kaydettiği gelişmeler doğrultusunda kredi faizinde indirim elde ediyor.

Gerekli yerlerde tıpkı bir danışman gibi onların daha bilinçli kararlar almasını sağlayacağız. Ulusal ve uluslararası kurumlarla iş birliği kurarak hareket ediyoruz. Altyapısı müsait 809 şubemizde ve 46 binamızda yaklaşık 30 bin konutun tüketimine karşılık gelen yaklaşık 90 milyon kWh'lik elektrik ihtiyacını yenilenebilir enerjiden karşılayacağız. Paris Antlaşmasıyla öngörülen en fazla 1,5 °C'lik sıcaklık artışı hedefiyle uyumlu Bilime Dayalı Hedefler çerçevesinde, karbon emisyonlarımızı 2025'e kadar yüzde 29, 2035'e kadar da yüzde 71 azaltma hedefi koyduk. Yenilikçi uygulamalarımıza güvenerek 2035 yılında yapılması gereken yüzde 71'lik karbon azaltım miktarına 2020 sonunda ulaşmayı hedefliyoruz. Türkiye'de böyle bir hedef açıklayan ilk şirketiz.

 

Dünyada bir ilk: TL üzerinden yeşil tahvil ihracı

Sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağlayan yenilikçi finans modelleriniz var mı?

Sosyal alanda, iş yaşamında fırsat eşitliğinin yaratılması bizim en önemli gündem maddelerimizden. Özellikle kadın girişimcileri aktif olarak destekleyecek hizmetlerimiz var. 2018'de IFC (Uluslararası Finans Kurumu) ile kadın girişimcilerin finansmanında kullanılmak üzere 75 milyon dolar sosyal bono ihraç ettik. Bu ihraç, gelişmekte olan ülkeler içerisinde, bir özel bankanın gerçekleştirdiği ilk sosyal bono olma özelliğini taşıyor. Yeşil alanda, 2017’de IFC ile İpotek Teminatlı Menkul Kıymet İhracı Programı kapsamında, beş yıl vadeli 150 milyon dolar karşılığında yaklaşık 540 milyon TL tutarında sözleşme imzaladık.

2019'da ise, 50 milyon dolar Yeşil Bono Prensipleriyle uyumlu ilk Yeşil Bono ihracımızı gerçekleştirdik. Yeşil kredi alanında, bir enerji firmasıyla 2018'de 10 milyon dolar tutarında, Türkiye'de ilk olan Yeşil Kredi Sözleşmesini imzaladık. Akabinde, dört yerli ve iki yabancı bankanın katılımıyla farklı bir enerji firması arasında imzalanan 260 milyon dolar tutarındaki proje finansmanı işleminde, Yeşil Kredi Ajanı olarak yer aldık.

Sosyal tarafta ise dünyada bir ilke imza atarak Cinsiyet Eşitliği Kredisini (Gender Loan) hayata geçirdik. Bu yapıda verdiğimiz ikinci kredide, Garanti BBVA'nın belirlediği kriterlere ek olarak Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNPD) Kamu ve Özel Kuruluşlar için Cinsiyet Eşitliği Mührü programını da kriterlere dahil ettik. Yenilenen sendikasyon kredimizi, dünyada bir ilk olarak sürdürülebilirlik kriterlerine endeksledik. Temmuz 2020'de bir müşterimizin dünyanın ilk TL üzerinden gerçekleşen yeşil tahvil ihracına aracılık ettik.

 

Firmaların sürdürülebilirlik yaklaşımlarına katkı sağlamak adına hangi konularda destek oluyorsunuz?

Yeni sürdürülebilir finansman mekanizmalarıyla müşterilerimizin sürdürülebilirlik konusunda durum tespiti yapmalarına ve çevresel, sosyal ve sürdürülebilirlik alanlarında kendilerine hedefler koymalarına yardımcı oluyoruz. Bu hedefleri kredi faizine bağlayarak, gerçekleşme durumunda kendilerine faizde indirim sunuyoruz. Böylece özel sektördeki dönüşümü etkin ve sonuç odaklı bir şekilde teşvik etmiş oluyoruz. Sunduğumuz çeşitli krediler ve tahvillere ek olarak iştiraklerimiz Garanti BBVA Leasing, Garanti BBVA Emeklilik, Garanti BBVA Mortgage ile sürdürülebilir hisse senedi, emeklilik yatırım fonu ve yeşil konut kredileri (Green Mortgage) gibi ürün ve hizmetleri sunuyoruz. Müşterilerimizin finansal sağlıklarının iyileşmesini sağlayarak ve finansal kapsayıcılığa yönelik çözümler sunarak bu konuyu ele alıyoruz. 40'tan fazla sürdürülebilir ürün ve hizmetle, müşterilerimizin yüzde 85'inin daha bilinçli finansal kararlar vermelerine yardımcı olduk.

‘Ekonomik kurtarma planları yeşil ekonomiye daha yakın olacak’

Size göre sürdürülebilirlik anlayışına sahip firmalar hangi avantajlara sahip oluyorlar?

Pandemi dönemiyle birlikte süreç sonrası ekonomik kurtarma planlarının yeşil ekonomiye daha yakın olacağını görüyoruz. Sürdürülebilir finans gereksinimlerini ajandaya eklemek önceleri bir tercihken; çevresel, sosyal ve yönetişim odaklı yatırımlar artık yeni normalimiz haline geliyor. Yatırımcılar ve şirketler; bir kuruluşun ancak stratejileri, yönetişimi, performansı ve ürünlerinin sürdürülebilirlik kriterleriyle birleştiğinde gerçekten ‘değer yaratan unsur’ haline geleceğini anlamaya başladı. Türkiye'de faaliyet gösteren sektörler yeşil dönüşüm fırsatlarını doğru değerlendirebilirse, pandemi sonrası süreç Türkiye'deki birçok sektör için milat olabilir. Öyle ki şirketlerin ÇSY (çevresel, sosyal ve yönetişim) kriterlerini şeffaf şekilde beyan etmemesi uzun vadede onlar için çok büyük zararlara sebep olacak.

 

İş süreçleri bozulan firmalar için örneğin kredi yaklaşımınızda neler yaptınız?

Sürecin başında bireysel tarafta ciddi bir talep düşüşüne, tüzel müşterilerde ise artan likidite ihtiyacı ve talebine tanık olduk. Destek paketlerinin de katkısıyla, reel sektörün likidite talebi çok hızlı şekilde karşılandı. Türk ekonomisi en büyük kredi genişlemelerinden birini yaşadı. Sonrasında sosyal hayatın normalleşmeye başlaması, kredi ve mevduat maliyetlerindeki düşüşle birlikte bireysel kredilerde güçlü bir talep artışı yaşandı. Son dönemdeyse maliyetlerin yükseldiği, kredi artışının yavaşladığı bir dönem içerisindeyiz. Fonlama tarafındaysa, yılın ilk yarısında TL kredi artışı paralelinde TL mevduat artışına tanıklık ederken, yılın ikinci yarısında güçlü bir dolarizasvon eğilimine tanık olduk. YP mevduatların toplam mevduat içindeki payı yüzde 55 seviyelerine yükseldi.

 

‘Pandemide, dijital altyapı yatırımlarımızın ciddi faydasını gördük’

Garanti BBVA olarak bu süreçten nasıl etkilendiniz?

2020’de finansal hedef ve beklentilerimizden ziyade, çalışanlarımızın ve müşterilerimizin sağlığını önceliklendirdik. Yaşanan farklı dinamiklere rağmen, Garanti BBVA olarak yılı başarıyla geride bıraktığımızı söyleyebilirim. Pandemi sürecinde, dijital altyapımıza yaptığımız yatırımların ciddi faydasını gördük.

Bu zor dönemden negatif etkilenen firmalara destek olmak için; şirketlerin nakit akışlarını dengeleyebilmelerine, diğer kritik ödemelerine öncelik vermelerine destek olmak amacıyla kredi anapara ve faiz ödemelerinde yapılandırma ve erteleme seçenekleri sunduk. Toplam 40 milyar TL'nin üzerinde kredi ötelemesiyle sıkıntı yaşayan müşterilerimize destek olduk, 1,1 milyonu aşkın müşteri hesabı için öteleme imkânı sağladık. KGF paketlerinin de desteğiyle, ekonomideki durgunluğun etkisini sınırlandırmak adına piyasaya önemli miktarda fon ve likidite akışı sağlanmasına destek olduk.

Finansal açıdan bakarsak; eylül sonu itibarıyla bankamızın aktif büyüklüğü 480 milyar TL'ye, toplam kredilerimiz yüzde 26 artış ile 296 milyar TL'ye ulaştı. TL Tüzel Kredilerde dokuz ayda yüzde 31’lik büyüme kaydederken, bireysel tarafta yüzde 20 gibi güçlü büyümeyle bu alandaki liderliğimizi pekiştirdik. Güçlü TL mevduat artışıyla kredi büyümemize kaynak yaratmaya devam ettik. Özellikle vadesiz mevduat tabanımız bu dönemde çok güçlendi. Aktif kalitesi açısından, henüz bu zor dönemin tam etkisini gördüğümüzü söyleyemeyiz. Kredi ödemelerinde ertelemeler, donuk alacak sınıflandırma sürelerinin uzatılması gibi kararların etkisiyle sorunlu kredilerde henüz artış yaşanmadı. Bizim bu konuda çok ihtiyatlı bir yaklaşımımız var. Sektördeki en yüksek karşılık oranlarından birine sahibiz. 2021'de oluşabilecek riskler için tedbirimizi mümkün mertebe bugünden almaya çalıştık.

 

 

 

Sektörde 2021 yılı beklentileriniz nelerdir?

Öyle görünüyor ki bir süre daha önceliğimiz ‘sağlık’ olmaya devam edecek. Çalışanlarımızın, müşterilerimizin ve toplumumuzun sağlığını gözeterek hareket etmeye devam edeceğiz. Diğer yandan, 2021’in ülkemiz için önemli bir büyüme yılı olmasını bekliyoruz. Genel olarak hemfikir olunan yüzde 4-5 civarında büyüme beklentisi var. Bankacılık sektörü de ekonomideki bu ivmelenme döneminde elinden gelen tüm desteği vermeye ve büyümeye devam edecek.

Ayrıca, sektör olarak uzun süredir beklediğimiz, dijital müşteri kazanımı artık mümkün olacak. Büyüme ve geniş kitleleri bankacılıkla tanıştırma adına önemli bir fırsat. Geçtiğimiz 4-5 ay içerisinde faizlerdeki artış trendiyle fonlama maliyetlerinin ciddi yükseldiğine ve buna paralel sektörde marjların baskılandığına tanıklık ettik. 2021’de etkin marj yönetimi, sağlıklı finansal sonuçlar için kritik öneme sahip olacak. Önümüzdeki süreçte hem ötelenen hem sorunlu kredilere ilişkin süreci ve tahsilatları, müşterilerimizin finansal sağlığını ve sektörün aktif kalitesini koruyacak şekilde yönetmek kritik. Bu portföyü iyi analiz ederek kalitesini korumak tüm bankalar için önemli bir odak konusu olacak.

 

‘Güçlü büyüme bekliyoruz’

2021 için nasıl bir yol haritası hazırladınız?

Güçlü büyüme beklediğimiz bir yıla giriyoruz. Ülkemizin sağlıklı bir zeminde büyümesi, beraberinde ekonomimizin sürdürülebilir kalkınma sağlaması için büyüme odağımızı koruyacağız. Kredilerde büyüme hedefimizi özel bankalar ortalamasının bir miktar üstünde tutmaya devam edeceğiz. Segment ayrımına gitmeden, her segmentin farklı ihtiyaç ve dinamikleri çerçevesinde büyümeyi hedefliyoruz. Bireysel krediler de faizlerin düşüş trendine girmesiyle beraber temposunu artıracak. Sektörde kredi artışı net bir şekilde YP yerine TL taraftan geliyor. Bu nedenle likidite ve fonlama önümüzdeki yıl da yakından takip edeceğimiz konulardan. Kredi büyümemizi destekleyecek, sağlıklı ve sürdürülebilir fonlama kaynağı olarak özellikle TL mevduat odağımızı sürdüreceğiz.

 

Ekonomideki yavaşlama ve TL'deki değer kaybı bankanızın sermaye yeterlilik ve aktif kalite yapısında bir değişikliğe neden oldu mu?

İhtiyatlı politikalarımız sayesinde güçlü sermaye yapımızı bu dönemde de korumayı başardık, sermaye yeterlilik oranımız eylül itibarıyla yüzde 18,5 seviyesinde, (regülasyon desteğiyle: yüzde 20,5) Yaşanan zor döneme rağmen, sorunlu krediler tarafında ciddi bir riskle karşılaşmadık. Önümüzdeki dönemde sorunlu kredilerin bilançomuz üzerinde bir miktar baskı yaratması muhtemel ancak yine de sektörün dengesini bozacak seviyelerde bozulma beklemiyoruz. Geçtiğimiz dönemde kur riskini de çok dikkatli şekilde yönettik, bu anlamda bilançomuzu koruyacak hedge mekanizma alanı sayesinde riski minimize edebilir durumdayız.