Giyilebilir Teknolojiler Ödemeler Dünyasını Nasıl Dönüştürüyor?

Kategori:Teknoloji

Son yılların en çok konuşulan teknolojik yenilikleri arasında bulunan giyilebilir teknolojiler, en yalın ifadeyle giyebildiğimiz veya vücudumuza bağlanabilen teknolojik cihazlar şeklinde tanımlanıyor. Akıllı saatlerden akıllı bilekliklere, kablosuz kulaklıklardan fitness/aktivite takipçileri ve sanal gerçeklik gözlüklerine kadar pek çok cihaz giyilebilir teknolojiler kategorisine giriyor. Hatta teknolojideki hızlı gelişmeler doğrultusunda akıllı yüzük, akıllı ayakkabı ve akıllı giysilerin bir yenilik olmaktan çıkıp yaygınlaşacağı günlere doğru ilerliyoruz.

 

Günümüzde kullanıcıların konumlarını, günlük adım atma sayılarını, uyku düzenlerini, hareketlerini, kısacası günlük rutinlerini sensörler vasıtasıyla verilere dönüştürüp kaydedebilen çeşitli akıllı bileklikler, akıllı saatler ve fitness/aktivite takipçileri, hafif ve kullanışlı olmalarının da avantajıyla sağlıklı yaşamı önemseyen bireylerin giderek daha fazla tercih ettiği teknolojik cihazlar arasında yerini alıyor. Öyle ki yapay zekâ, nesnelerin interneti ve 5G gibi alanlarda çalışmalar yürüten araştırma şirketi CCS Insight’ın değerlendirmelerine göre; akıllı saatlerin, akıllı giyilebilir teknolojilerin ve akıllı ayakkabıların giderek daha fazla benimsenmesiyle birlikte giyilebilir teknoloji pazarı 2023'te yıllık yaklaşık 30 milyar dolara ulaşan bir değer yaratacak.

 

Giydiğimiz her şeyle ödeme yapabileceğimiz bir çağ

Ödemelerin interneti kavramının giderek daha fazla tartışılır hale geldiği böylesi bir dönemde, kullanıcıların ihtiyaç ve beklentileri çerçevesinde alışveriş ve ödeme süreçlerini çok daha kolaylaştırmaya odaklanan teknoloji şirketleri ve fintech’ler, yepyeni bir çağın kapılarını hepimiz için hızla aralıyor.

 

Bu pratik ödeme teknolojisinin özellikle Avrupa’da şimdiden hızla yaygınlaşmaya başladığını görüyoruz. Ödeme altyapısı şirketi Mastercard’ın Kasım 2019 verilerini incelendiğimizde, Avrupa ülkelerinde 2019 yılında giyilebilir cihazlarla yapılan ödeme işlemi oranının 2018’e kıyasla 8 kat artış gösterdiği bilgisine ulaşıyoruz. Pazar araştırması ve danışmanlık şirketi Reports and Data ise 2026’da giyilebilir ödeme cihazlarının yıllık satışlarının 2018 ile kıyaslandığında 4 kat artış göstererek 1.1 trilyon doların üzerinde bir hacme ulaşacağını öngörüyor.

 

 

Gerçekten de bundan 20 yıl önce bir akıllı saat veya akıllı yüzük takarak cüzdanımıza hiç ihtiyaç duymadan ödemelerimizi rahatlıkla yapabileceğimizi söyleseler şaşırabilirdik. Ancak bugünün dünyasında tüm bunlar mümkün hale gelirken, bizler de ödemeleri daha görünmez kılacak yeni gelişmeleri heyecanla bekliyoruz. Giyilebilir ödeme teknolojileri açısından hemen hemen hepimizin aklına takılan güvenlik aşamasıyla ilgili ise tokenizasyon teknolojisinden faydalanılıyor. Hassas verilerin rastgele sıralanması ve benzersiz bir değerle ifade edilmesi anlamına gelen bu teknolojiyle, kredi kartı şifresi gibi kritik bilgilerin daha güvenle saklanması sağlanıyor. İlerleyen dönemde giyilebilir “token” hizmet sağlayıcılarının, dijital olup olmaması fark etmeksizin tüm cihazların ödeme cihazı gibi hizmet verebilmesini mümkün kılacağı öngörülüyor.

 

Giyilebilir teknolojiler “moda” olma yolunda ilerliyor

Giyilebilir teknolojilerin yaygınlaşması sürecinde moda dünyasının da payının büyük olacağı tahmin ediliyor. Daha şimdiden çeşitli teknoloji şirketlerinin özel tasarım giyilebilir teknoloji cihazları ürettiklerini ve giyilebilir teknolojinin modayla buluşmasını sağladıklarını biliyoruz. Örneğin, geçtiğimiz yıl Google & Levi’s işbirliğiyle Levi’s Trucker ceketi, giyilebilir teknoloji ürünü olarak piyasaya sunuldu. Ceketin manşetinde bulunan “dongle” (bir çeşit bağlantı aparatı), ceketteki iletken ipliklere geçiriliyor. Bu sayede akıllı telefonunuza komutlar verebiliyorsunuz. Bunun için yalnızca ceket manşetinize dokunmanız yetiyor.

 

Giyilebilir teknoloji endüstrisi, moda gibi kanallar aracılığıyla teknolojiyle çok ilgili olmayan kitleleri de etkisi altına alacak ve giderek günlük yaşamımıza dâhil olup yaygınlaşacak gibi görünüyor. Belki de yüzüğümüz, tişörtümüz veya ayakkabımızla bir restoranda veya mağazada kolayca ödeme yapabileceğimiz hatta bu kolaylığın rutinimiz haline geleceği günler düşündüğümüzden daha da yakındır. Siz ne dersiniz?