Faturasından Elektrik Alamayanlara 9 Tasarruf Önerisi

Sürdürülebilir küresel refahın en önemli göstergelerinden biri olan ekolojik ayak izinin, günümüzde tüm dünyada hem üretim hem de tüketim sahasında birey ve kurumların en büyük sorumluluklarından biri haline geldiğini söylemek mümkün.

Çevresel zararı ifade eden ekolojik ayak izini azaltmak, kaynakları daha verimli kullanmak ve gezegenin geleceğine duyarlılıkla yaklaşmak için gündelik hayatın bir parçası haline getirilmesi gereken birçok başlık var.

Sürdürülebilirliğe ve ekolojik dengeye hassasiyet gösteren herkes için derlediğimiz bu başlıkları alışkanlık haline getirerek siz de gelecek nesillere yeşil bir miras bırakabilirsiniz.

1. Gün ışığından yararlanmayı ihmal etmeyin. 

Bırakın ışık içeri girsin! Gün ışığı olan zamanlarda perdeleri açıp ışığın içeri girmesine izin verin. Floresan yerine gün ışığı kullanarak elektrik tasarrufu sağlayabilirsiniz.

 

Eşyalarınızı pencerelerin konumuna göre düzenlemek de bir başka adım. Örneğin; evinizde bir çalışma odası varsa, çalışma masanızı gün ışığı gelecek şekilde konumlandırabilirsiniz. Işığa ihtiyaç duyduğunuz zamanlarda da az enerji harcayan masa lambalarını tercih edebilirsiniz.

2. Enerji tasarrufu sağlayan LED ampullerden temin edin.

Neden LED ampul kullanılması gerektiğini basit bir matematik işlemiyle anlatalım;

 

Klasik ampullerle aydınlatma sağlamak, LED ampullere göre 15 kat daha fazla elektrik harcar. Bu da direkt olarak elektrik faturanıza yansır.

LED ampuller, klasik ampullere göre daha pahalı fakat uzun ömürlüdür. Bu yüzden klasik ampuller yerine LED ampuller tercih edebilir, elektrik tasarrufuna aydınlatmadan başlayabilirsiniz.

3. Kullanmadığınız elektronik eşyaların fişlerini çekin.

Genellikle televizyonlar, masaüstü bilgisayarlar, internet modemi, bulaşık ve çamaşır makineleri gibi eşyaların fişi çekilmez. Fakat elektronik eşyalar, çalışmasalar bile fişe takılı olduklarında elektrik harcamaya devam eder. Bu yüzden kullanılmayan elektronik eşyaların fişten çekilmesi, tasarruf için doğru bir adımdır.

Tüm eşyaların fişini tek tek çekmek istemiyorsanız açma-kapama düğmesi olan çoklu prizlerden temin edebilir ve güvenli bir şekilde elektronik eşyalarınızın elektriğini kesebilirsiniz.

4. Bulaşıklarınızı makinede yıkamayı tercih edin.

Elde bulaşık yıkamak için su ısıtabiliyorsunuz. Ama unutmayın ki suyun ısınmaya çalıştığı her an elektrik faturanıza artı olarak yansıyor. Bu yüzden bulaşıkları elde yıkamak yerine bulaşık makinesinde yıkamayı tercih edebilir hem bu şekilde su tasarrufu da sağlamış olursunuz.

5. Ev aletlerinde tercihinizi A+ ürünlerden yana kullanın.

Günlük hayatta kullandığımız birçok ev aleti, yüksek watt’larda çalışıyor.

Çamaşır kurutma makinesinin 1000 watt’la, tost makinesinin 2000 watt’la, kettle ve saç kurutma makinesinin 2200 watt’la, klasik ampullerin 60 watt’la çalıştığını düşünürseniz, bu tarz ev aletlerinin ne kadar elektrik harcadığını tahmin edebilirsiniz.

A sınıfı ürünler yüksek enerji verimliliği sağlarlar. Örnek vermek gerekirse;

  • A++ enerji sınıfında bir buzdolabı günde 0.5 kw,
  • A+ enerji sınıfında bir buzdolabı günde 1.1 kw, senede 300 kw,
  • A enerji sınıfında bir buzdolabı günde 1.5 kw,
  • B sınıfı bir buzdolabı ise günde 1.7 kw elektrik harcar.

 

Elektrikli ev aletlerinizi A sınıfı ürünlerden tercih ettiğinizde hem tasarruf yapmış hem de küresel çevre bilinci için doğru bir adım atmış olursunuz.

6- Çamaşırlarınızı düşük sıcaklıklarda yıkayın.

Halk arasında “Ne kadar yüksek sıcaklıkta yıkarsam o kadar temiz sonuç alırım.” düşüncesi var. Fakat çamaşırları 80 derecede yıkamakla 40 derece yıkamak arasında herhangi bir sonuç farkı olmuyor; çamaşırlar her şekilde temizleniyor.

Bu durum hem elektrik faturalarına yansıyor hem de çamaşır makinelerinin ömrünü kısaltıyor. Kısa ve uzun vadede tasarruf etmek için çamaşırlarınızı 30 ya da 40 derecede yıkarsanız aynı sonucu alacağınızı ve elektrik faturanızın azaldığını göreceksiniz.

7- Elektronik eşyalarınızın temiz olmasına özen gösterin.

Özellikle bilgisayar, televizyon gibi elektronik eşyalar, çok fazla toz tutar. Bu tozlar bilgisayarın ve televizyonun ünitesinde birikir ve eşyaların daha fazla enerji harcamalarına yol açar.

Örneğin; bilgisayarların içinde bulunan fanlar, bilgisayarın ısınmaması için çalışır. İçinde çok fazla toz barındıran bir bilgisayar normale göre daha fazla ısınır ve fanlar, bilgisayarı soğutmak için daha fazla çaba harcar. Daha şiddetli çalışan fanlar daha fazla elektrik harcar ve bu durum, direkt olarak elektrik faturanıza yansır.

Bu yüzden toz tutan elektronik eşyalarınızı eğer yapabiliyorsanız temizleyebilir, yapamıyorsanız da bakım yaptırmaya götürerek eşyalarınızın daha sağlıklı çalışmasını sağlayabilirsiniz.

8- Buzdolabındaki tasarruf potansiyelinin farkında olun.

Buzdolabı, ev içinde 7 gün 24 saat çalışan eşyalardan biri. Bu yüzden buzdolabına karşı biraz daha hassas davranmamız gerekir.

Buzdolabı kapısını uzun süre açık tutmak, buzdolabının içindeki soğuk havayı ısıtır ve daha fazla çalışmasına sebep olur. Bu durumun önüne geçmek için yapmanız gereken tek şey, ihtiyacınızı edindikten sonra buzdolabı kapısını en kısa sürede kapatmak.

Buzdolabını dolu tutmak, buzdolabına daha az enerji harcatır. Tabii ki bunun için sürekli alışveriş yapmanıza gerek yok. Bir şişe su hatta bir karton kutu bile buzdolabınızı doldurmak için size yardımcı olabilir.

Son olarak buzdolabınızın soğutma derecesini 1 ya da 2 derece azaltırsanız, yüksek ölçüde elektrik tasarrufu sağlayabilirsiniz.

9- Ekran parlaklığından bile tasarruf sağlayabileceğinizi unutmayın.

Cep telefonunuzdan da tahmin edebileceğiniz üzere ekran parlaklığı, diğer tüm özelliklere göre daha fazla enerji harcıyor. Harcanan her enerji de elektrik faturası olarak geri yansıyor. Tabii ki bunun önüne geçilebilir.

Telefonunuzun ekran parlaklığını ihtiyaç duymadıkça düşükte tutabilir, bu şekilde telefonunuzu daha az şarj edebilirsiniz.

Aynı şekilde televizyon ve bilgisayarınızın ekran parlaklığını düşürmek de size büyük ölçüde elektrik tasarrufu sağlayacaktır.

 

Burada yer alan yazılar, finansal bilgiler, birikim ve tasarruf önerileri, genel yorum ve tavsiyelerden oluşmakta olup yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır. Bu tavsiyeler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım, birikim ya da tasarruf kararı verilmesi ve hareket edilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.