Koronavirüs Gündeminde İnternette Yanlış Bilgiden Kaçınma Yolları

Bu yazı BBVA.com’da yayımlanan “Tips to avoid online misinformation during the coronavirus crisis” adlı makaleden uyarlanmıştır.

 

Yeni Koronavirüs salgını, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de herkesin ortak gündemi. Solunum yolu hastalığına neden olan COVID-19 virüsünün çok hızlı yayılmasından kaynaklanan bu belirsizlik ortamında, özellikle internette maruz kaldığımız bilgi kirliliğinden korunmak son derece önemli. Çünkü doğruluğundan emin olmadığımız haberler nedeniyle zaman zaman panik hissi yaşayabiliyor, yanlış bilgilerden yola çıkarak olumsuz sonuçlar doğuracak adımlar atabiliyoruz. Aynı zamanda yanlış bilgi ve yalan haberleri yaymamak da hepimizin sorumluluğunda demek yanlış olmaz, çünkü buna dikkat etmediğimizde yanlış bilgilerin adeta bir virüs gibi yayılmasına istemeden de olsa katkıda bulunmuş oluyoruz.

Dünya Sağlık Örgütü, COVID-19 salgınıyla ortaya çıkan bilgi kirliliği hakkında yeni bir kelimeyi de literatüre kazandırdı: infodemi. İnfodemi, aşırı ve asılsız bilgi veya haber salgınının, toplumda korkuya ve paniğe yol açması, böylece asıl salgının yönetilme sürecini güçleştirmesi anlamına geliyor. Böylesine büyük etkileri olan bu sorunla ilgili ne mutlu ki yapabileceğimiz şeyler var! UNESCO’nun geliştirdiği ve Medya ve Bilgi Okuryazarlığı (Media and Information Literacy-MIL) adını verdiği çalışmanın, hâlihazırda içinde yaşadığımız “bilgi bombardımanı” dünyasında yönümüzü bulmamıza yardımcı olabileceğini düşünüyoruz.

“Peki, nedir bu Medya ve Bilgi Okuryazarlığı?” diyorsanız, hemen anlatalım. Medya ve Bilgi Okuryazarlığı; kitle iletişim araçları tarafından sunulan içeriği araştırmak, eleştirel bir yaklaşımla değerlendirmek ve doğruluğundan emin olmak için ihtiyaç duyulan bilgi ve becerilere sahip olmayı ifade ediyor. Saydığımız bu yetkinliklere sahip olmanın önemi, COVID-19 pandemisiyle mücadele ettiğimiz bugünlerde, özellikle sosyal medyada giderek yaygınlaşan doğrulanmamış bilgiler ile sahte haberlere baktığımızda daha net bir biçimde ortaya çıkıyor.

 

Sahte haberlere karşı korunmak için 8 ipucu

UNESCO’nun yaygınlaştırmayı hedeflediği Medya ve Bilgi Okuryazarlığı ile hepimizin yanlış bilgiye karşı duyarlılığımızın artması ve deyim yerindeyse bireysel bir savunma mekanizmasına sahip olması amaçlanıyor. Gelin şimdi UNESCO tarafından sıralanan, bireylerin sorumlu bilgi tüketicisi olmak için günlük yaşamlarında uygulayabilecekleri 8 önlemi birlikte gözden geçirelim.

 

  1. Bilinmeyen bir medya kaynağından haber okuyorsanız, öncelikle o medya kaynağının ne kadar güvenilir olduğundan emin olmaya çalışın.
  2. Spesifik bir bilgi okuyorsanız, kaynakları kontrol edin.
  3. Hem bilgi alabileceğiniz farklı bilgi kanallarına hem de ana bilgi sağlayıcılara aşina olun.
  4. Elde ettiğiniz bilginin doğruluğunu, diğer güvenilir medya kaynaklarında sorgulayarak çift kontrol yapmayı deneyin.
  5. Doğruluğundan ve güvenilirliğinden emin olmadıkça bir içeriği başkalarıyla paylaşmayın.
  6. Web sitelerinde rastladığınız sahte bilgileri, o web sitelerinin yöneticilerine bildirin.
  7. Sosyal medyada karşılaştığınız içeriklerin güncel tarihli olup olmadığından ve onaylı (mavi tik işaretli) hesaplar tarafından paylaşıldığından emin olun.
  8. Hükümetlerin ve kuruluşların sahte haberlerle mücadele etmek amacıyla destekledikleri ulusal ve uluslararası girişimler hakkında bilgi sahibi olun.

 

Bu uygulaması son derece kolay önlemleri, bilgiye ulaşma rutinimizin bir parçasına dönüştürürsek, sahte haberleri çok daha kolay ayırt edebilir ve bizleri yanıltabilecek içeriklerin yayılmasının önüne geçebiliriz.

 

İnternet üzerinden haberleşme kanallarına dikkat

Whatsapp gibi online haberleşme kanallarında bu dönemde doğruluğu tespit edilemeyen bir ses kaydı ya da imzasız bir yazı gibi içeriklerle karşılaşmayanımız var mı? Bu tip platformlardan bizlere ulaşan her mesajı mutlaka sorgulamamız, yani okuduğumuz gibi doğru kabul etmememiz gerekiyor.

Bu tip kaynağı ve doğruluğu belirsiz içerikleri herkesin üretip kolayca dolaşıma sokabileceğini hep aklımızda tutmalıyız.

Böyle paylaşımlarla karşı karşıya kaldığımızda güvenilir haber kaynaklarına yönelebiliriz. Örneğin; küresel anlamda güvenilirliğe sahip Dünya Sağlık Örgütü’nün web sitesinde COVID-19 ile ilgili doğru bilinen yanlışların açığa çıkarıldığı özel bir bölüm bulunuyor. Aynı zamanda doğruluğundan emin olmadığınız haber veya bilgileri teyit etmek için internette yer alan şüpheli bilgileri araştıran ve analiz haline getirip okurlarına sunan doğrulama platformlarını takip edebilirsiniz.

 

Ülkemizde başvurabileceğiniz güvenilir online bilgi kaynaklarından bazıları şöyle:

 

Özellikle böylesi kritik günlerde yanlış bilgilerin yayılmasını ve toplumda paniği artırmasını önlemek aslında hepimizin elinde. Tedbiri elden bırakmadan davranmayı alışkanlık haline getirdiğimizde, Koronavirüs gündeminde online kanallarda yanlış bilgilerden çok daha kolay kaçınabiliriz.

Etiketler:
  • İnternet

  • Dijital Güvenlik