Copyright © 2025, T. Garanti Bankası A.Ş
Garanti BBVA’nın bilgi, kültür ve sanat üretimini desteklemek amacıyla kurduğu Salt, 15. kuruluş yılı olan 2026’da sergiler, söyleşiler, konuşmalar, atölyeler ve gösterim programlarıyla oldukça renkli bir takvime sahip. İstanbul’un kalbinde, Salt Beyoğlu ve Salt Galata olmak üzere fiziki olarak iki ayrı mekânda düzenlenen etkinlikler, pek çok farklı sese, tavra ve tarza hitap ediyor.
Salt’ta, 2026’nın ilk yarısında hangi etkinlikler var? Gelin, bu soruyu cevaplayalım.
Salt’ın, senenin ilk yarısını gösteren takviminde neler var, hangi etkinliklere imza atılacak, gelin bir listeleyelim.
Onur Gökmen’den "Subsoil [Toprakaltı]"
Baharın gelişiyle birlikte BBVA Vakfı iş birliğiyle hayata geçirilen Salt Sanatsal Araştırma ve Üretim Destek Programı kapsamında 2 Nisan–3 Mayıs tarihlerinde Onur Gökmen’in "Subsoil [Toprakaltı]" isimli araştırması ziyaretçilerle buluşacak. Türkiye’nin çevre tarihinde genellikle sessizlikle geçiştirilen bir dönemi mercek altına alan proje, 1986 Çernobil felaketinin ardından Karadeniz çayında tespit edilen radyoaktif kirliliği odağına alıyor. Orta Doğu Teknik Üniversitesi’ndeki bilimsel verilerden yola çıkan Gökmen, bilimsel bulguların devlet kurumları içinde nasıl şekillendirildiği, bazen nasıl bastırıldığını veya görmezden gelindiğini sorguluyor. Radyasyonun hem doğadaki hem de kurumsal sistemlerdeki sessiz dolaşımını takip eden bu çalışma, çevresel zararın zamana yayılan ve görünmez olan etkilerinin halk sağlığı, siyaset ve toplumsal bellek üzerinde nasıl derin izler bıraktığına dikkat çekiyor.
“Atık”lara Yeni Bir Gözle Bakmak: Çerçöp
Salt Beyoğlu, 10 Mart-12 Nisan tarihleri arasında "Çerçöp" başlıklı sıra dışı bir programa ev sahipliği yaparak sergi dünyasının mutfağına, yani depoların derinliklerine inecek. Salt’ın son 15 yılda gerçekleştirdiği sergilerden geriye kalan, bir zamanlar başrolde olup şimdilerde depoya kaldırılmış ünite ve ham maddelerin izini süren bu çalışma, malzemenin serüvenini yeniden tanımlıyor. Iskartaya çıkarılan her parçanın aslında bir hafızası olduğunu ve arşivsel bir değer taşıyabileceğini savunan program, "atık" olarak görülen nesnelere yeni bir gözle bakmamızı sağlıyor. Tasarımcılar, kullanıcılar ve iştirakçilerin katılımıyla düzenlenecek atölye ve söyleşilerle zenginleşecek olan bu süreç; ileri dönüşüm, tamir ve yaratıcı tasarım pratiklerini merkeze alacak. Amaç, bir zamanlar rafa kaldırılmış bu malzemeleri güncel mekânsal ve sanatsal ihtiyaçlar doğrultusunda yeniden dolaşıma sokmak. Salt Beyoğlu’nun Forum alanında birikecek olan bu malzeme yığını, aslında sergi yapım süreçlerini ve tasarım alışkanlıklarımızı sorgulayan canlı bir tartışma alanı yaratacak.
Coğrafya, Arazi ve Hafıza Arasında Sarsıcı Bir Yolculuk: Barajdan Sızanlar
Salt Beyoğlu’ndaki bir sonraki sergi “Barajdan Sızanlar” olacak. 22 Nisan’dan 23 Ağustos’a uzanan geniş bir zaman diliminde ziyaret edilebilecek sergi, coğrafyanın ve hafızanın katmanları arasında sarsıcı bir yolculuk vaat ediyor. Yeryüzünü hem sömürgeci müdahalelerin hem de "yavaş şiddet" olarak adlandırılan o görünmez ama derinden ilerleyen tahribatın dilsiz bir tanığı olarak konumlandırıyor. Türkiye’den Filistin’e, Lübnan’dan Tunus’a uzanan geniş bir hattı odağına alan sergi; arazi, arşiv ve bellek arasındaki girift ilişkileri masaya yatıracak. Nehirlerin, obrukların, barajların, hatta kahvehanelerin ve uyduların birbirine karıştığı canlı ve ilişkisel bir mekân olarak karşımıza çıkıyor. Mülkiyet ve sömürü odaklı bakış açılarının ötesine geçmeyi hedefleyen bu seçki, sanatçıların üretimleri aracılığıyla toprakla kurduğumuz bağı yeniden tanımlıyor.
Salt Araştırma’da Pek Çok Arşiv Erişime Açılacak
Salt, paylaşıma açtığı kapsamlı arşivleriyle de Türkiye’nin kültürel belleğini kuvvetlendirmeye devam ediyor. Sanat Arşivi kapsamında, Handan Börüteçene Arşivi’nin yanı sıra 1980’li ve 90’lı yılların performans sanatına ışık tutan çok değerli kaynaklar gün yüzüne çıkacak. Ayrıca Nur Koçak’ın Salt’taki sergisinden ve kişisel arşivinden süzülen, sanatçının yarım asırlık üretimine kapsamlı bir bakış sunan yeni monografisi okurla buluşacak.
Türkiye’nin mekânsal ve görsel dilini şekillendiren isimlerin dünyasına girmek isteyenler için Mimarlık ve Tasarım arşivleri de yeni duraklarla genişleyecek. Han Tümertekin ve Selahattin Yazıcı’nın mesleki ve kişisel yolculuklarını belgeleyen koleksiyon Mimarlık Arşivi, Bülent Erkmen’in tasarım dünyasına bir bakış sunan koleksiyon ise Grafik Tasarım Arşivi kapsamında araştırmacıların erişimine sunulacak. 19. yüzyıldan günümüze toplumsal yaşam, eğitim ve yapılı çevreye ilişkin belgeleri bir araya getiren Kent, Toplum ve Ekonomi Arşivi bünyesinde ise Baban ve Aygen Aileleri ile Enver Esenkova arşivlerinin erişime sunulması planlanıyor.
Forum: Su Etrafında
Salt’ın disiplinler ötesi iş birliğini merkezine alan yeni oluşumu "Forum", ilk edisyonu olan "Su Etrafında" ile dijital dünyaya taşınacak. Mart 2025’te Salt Beyoğlu’nda filizlenen bu platform, suyun coğrafyalarla, altyapılarla ve kolektif hayal gücüyle olan derin bağını irdeleyen beş farklı araştırma grubunun üretimlerini bir web sitesinde bir araya getiriyor. 2026’da da devam edecek proje; arşiv ve saha çalışmaları, eleştirel haritalama, ses ve performans temelli üretimler, spekülatif kurgu gibi yöntemler aracılığıyla suyun politik, kültürel ve ekolojik boyutlarına dair çok katmanlı bir anlatı oluşturmayı amaçlıyor.
Yaşayan Bir Öğrenme ve Tartışma Platformu
Salt’ta sunulan içerikler toplumun farklı kesimleriyle buluşmayı hedefler. Bu kapsamda düzenlenen Kamu Programları; sergi ve araştırmalar etrafında gelişen meseleleri atölyelerden film gösterimlerine, konuşmalardan sunumlara uzanan etkinliklerle ortak bir tartışma zeminine taşır. “Salt Yorumlama” çerçevesinde okullarla iş birliğiyle çocuk ve gençlere özel olarak düzenlenen sergi turları, yıl boyunca devam ediyor. Yine Garanti BBVA’nın desteğiyle hayata geçirilen "Bu son şansımız mı?" film gösterimleri, izleyiciyi iklim krizi ve gelecek üzerine düşünmeye davet ediyor. Dünya Mimarlık Günü programlarından Kış Bahçesi buluşmalarına, atölyelerden ilham verici söyleşilere kadar uzanan geniş etkinlik yelpazesi, Salt’ın aynı zamanda yaşayan bir öğrenme ve tartışma platformu olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.